İnsanlar güçlü olmak isterler. Ama çoğu zaman güçlü olmaya değil, güçlü görünmeye çalışırlar.
Bu yüzden yorulurlar. Çünkü görünmeyi istemek sürekli dışarıya çalışmaktır. Güç ise içeride, sessiz ve acı bir disiplinle kurulur.
Güçlü bir çalışma, önce bir neden ister. Gerçekliğine, zaruretine, önceliğine iman edilen bir neden..
Neden yoksa dikkat ve enerji dağılır. Dikkat ve enerji dağılırsa inşa olmaz. İnşa olmazsa insan, başkalarının projelerinde bir figür olarak kalır.
Sonra bilmek gerekir. Ama bilgi sadece görünenler üzerinden elde edilmiş veriler değildir.
Bilgi; olması gerekenleri ve hâli çıplak olarak görmektir.
Gerçek ihtiyacını ve sorununu bilmeyen, önceliğini belirleyemez. Önceliği olmayanın odağı olmaz. Odağı olmayanın gücü ve etkisi olmaz. Gücü ve etkisi olmayanın hayatı başkalarının kararlarına bağlanır.
İnsan sınırsız değildir. Bu eksiklik değil, imkândır.
Çünkü sınırlı olmak, seçmeye zorlar. Seçmek ise vazgeçmeyi gerektirir. Vazgeçemeyen büyüyemez.
Her an bir seçimdir. Bir söz, bir düşünce, bir susuş, bir karar… Hepsi bir inşanın bir parçasıdır. İnşa bir yapılanma sürecidir. Ve her yapılanma, ya seni bütünleştirir ya da seni eksiltir.
Eğer zaruret ile konforu ayıramazsan hayatını başkalarının gündemi yönetir.
Eğer öncelik koyamazsan enerjin en yüksek sese akar.
Eğer talep edemezsen hak ettiğini de alamazsın.
Talep; bağırmak veya mırıldanmak değildir.
Talep; gerekeni ve hakkın olanı, bedeline razı olarak istemektir.
Talep; "bu olmalı, böyle olmalı" diyebilme cesaretidir.
Ve odak…
Dağınık zihin güçlü iş üretemez. Bir meseleye bütün dikkatiyle bakamayan, büyük mesele taşıyamaz. Bütün dikkatini veremeyen, bütün gücünü de veremez.
Odak, zihnin dağınıklığa karşı verdiği savaştır.
Ve bu savaş kazanılmadan hiçbir büyük iş kazanılmaz.
Hiçbir büyük iş yalnız yapılmaz. Ortak sorunu ve ihtiyacı olanlar, birlikte düşünmek ve işbirliği yapmak zorundadırlar.
İstişare, hakikatin tek kişiye sığmadığını kabul etmektir.
İşbirliği, egonun değil, amacın büyümesidir.
Güçlü çalışma karmaşık değildir. Net, sınırlı, odaklı ve kararlı olandır.
Yüzünü dönmüş, samimi, sabırlı ve istikrarlı olan; bedeline razı, ödülünü talep eden ve dağılmamış olandır.
Gerisi meşguliyettir.
Gerisi gürültüdür.
Gerisi kendini oyalanmaktır.
Gerçekten inşa ediyor musun?
Yoksa sadece hayal kurup, nedeni belirsiz faaliyet mi yürütüyorsun?
0 Yorumlar
SON DAKİKA
1
NASIL BİR MEYDAN OKUMA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ? CEVABIMIZ NE OLMALIDIR?