ODİN BİR KRİPTO MU?

Hiç şüpheniz olmasın, Odin bir kriptodur. Bu yazıda, bunu size ispat edeceğim, inşallah.

Birazcık Google okur-yazarlığı olanların aklına Odin deyince hemen, İskandinav mitolojisinde anlatılan bir Cermen tanrısı gelmiştir. Ancak bu yazıya esas olan Odin bu değildir.

Odin'in ne olduğunu size anlatabilmek için bir miktar ön izahat yapmam gerekmektedir.

Halk arasında ve hatta daha çok entelektüel kesimde; dindar, dinsiz gibi kavramlar kullanılır ya aslında bu kullanım ve dayandığı algı ve anlayışlar doğru değildir. Yani insanlar, dindar veya dinsiz gibi sıfatlarla nitelenemezler. Hani insanlar; nefes alanlar, nefes almayanlar gibi kategorize edilemezler ya...  Zira nefes almak bir tercih değil varoluşsal bir mecburiyettir. Bunun gibi bir dine sahip olmakta, tercih değil, ontolojik bir zorunluluktur.

İzah edeyim. İnsanlar gayri iradi olarak, yani varoluşsal bir mecburiyet olarak hayatın bütün anlarında kararlar alırlar ve davranışlar sergilerler. İnsanların karar ve davranışları, hayattaki her şeyin yapılanmasının, gerçekleşmesinin temel vesilesidir. Buraya kadar bir sabiteden bahsediyoruz. Bu sabitenin değişkeni, yapılanan her unsurun mahiyetidir. Hayatın mahiyetini belirleyen temel faktör, insanların davranışlarının mahiyetidir. İşte bu mahiyeti belirleyen olgu ise dindir. Dini bilgi ya da dini hükümler, insanların karar ve davranışlarının mahiyetini, onlar da hayatın mahiyetini belirlerler.

Bu durumda insanlar, hayatın bütün anlarında karar alıp davranış sergilemek zorundaysalar; bunların mahiyetini de dini bilgi belirliyorsa, o kere herkesin bu bilgiyi aldığı bir dini var demektir. Yani insanlar için dindar veya dinsiz sözlerini sarfetmek abesle iştigal anlamına gelmektedir.

İnsanlar, din olarak genellikle İslam, Musevilik, Hristiyanlık, Budizm gibi meşhur olanları bilirler. Oysaki yeryüzünde insanların en fazla tabi oldukları dinler bunlar değildir. Allah bilir, en çok mensubu olan din; "Oyun ve Oyalanma Dinidir." Her seferinde bu kadar uzun yazmak zor olacağı için bir kısaltma yapalım ve buna "Odin" ismini verelim.

Bu dinin isminin nereden geldiğini de kısaca izah edeyim. Bu izahatı ancak Ed-din olan İslam'la mukayeseli olarak yapabilirim. İslam'a göre yeryüzündeki bütün varlıklar, sistemler, olgular ve oluşlar, insanların doğasına/fıtratına uygun biçimde yaratılmış ve çalışmaktadırlar. Bu boyuta iradi müdahale imkânı verilen insana, yeryüzü emanet edilmiş ve yaratılış doğasının/fıtratının bozulmayıp, orijinal hali ile devam etmesi için sorumlu kılınmıştır. Bu sorumluluk hem insanların hem de bütün varlıkların hukuklarının muhafazası içindir.

İnsanların bunu gerçekleştirebilmeleri, karar ve davranışlarına esas olacak amaç ve hedeflerini, İslam dininin hükümlerinin esası olan "kök anlamlardan" belirlemeleri ile mümkün olabilir. Hayatın varlık nedeni, en temel anlamı ifade etmektedir. Bu da "insanların, hayatın bütün anlarında ahsen-u amel, yani en doğru, isabetli, hikmetli, adaletli kararları alıp davranışları sergilemek sınaması" için hayatın yaratıldığını söylemektedir. Bunun için lazım şart, davranışın ahsen olabilmesini mümkün kılacak mahiyet/din bilgilerinin/hükümlerinin/anlam cümlelerinin, sadece varlıkları ve hayatı yaratandan, yani sadece Allah'tan alınmasıdır. Bu da insanların varlık nedenleri, kök anlamlarıdır.

Bu anlam cümleleri hakikattir. Buna özdeş olacak biçimde imal edilmek istenenler de sahtedir. Hakikatin anlam cümleleri ile belirlenen amaçlar ve gerçekleştirilen davranışlar hakiki; bunun dışındakilerle belirlenip gerçekleştirilenlerse birer oyundur. Hakikat hükümleri ile ortaya konulan davranışlarla varlık nedeni gerçekleştirilmeye çalışılır; diğerleri ile ortaya konulan çabalar buna nispeten makul olanın bozmanın, oyalanmanın ötesine gitmezler.

Kısaca, insanların orijinal varoluş hükümleri dışında imal edilmiş sahte anlamlar ve bunların gerçekleşmesi için belirlenmiş diğer kök hükümlerin ifade ettiği dinin ismi Odin-yani Oyun ve Oyalanma Dinidir. Yine mukayeseli olarak ifade edecek olursak; İslam'ın yaratılış hükümlerini vazedeni, yani İlahı, Allah'tır. Zira tek yaratan O'dur. Odin'in sahte ilahı ise insanların, henüz olgunlaşmamış, rüşde erişmemiş, dinginleşip, itminanını bulamamış ham benliğinin arzu ve istekleri, yani "hevalarıdır".

Gelelim kriptoluk meselesine. Odin'in danışmanı, suflörü sinsi aldatıcı olduğu için, Odin, kendi ismiyle, aleni, açık-seçik olarak fonksiyonlarını icra etmez. Muhtemelen insanların böyle davranmasına rağmen kendi hevalarına kulluk etmeyi açıkça kabul etmekte zorlanacakları nedeniyle böyle yapılmaktadır. Bu nedenle öncelikle din olgusunun kavram içeriğini değiştirip, kendi arzu ve istekleri çerçevesinde pek çok tarif yapmış ve insanları bunlara inandırmıştır. Sonra da fonksiyonları bu sahte tariflerle gerçekleşen fakat isimleri şöhret olmuş dinlerin içerisine gizlenip, yuvalanmıştır. Bu çok uzun zamanlardan beri devam etmektedir. İçerisinde yuvalandığı dinleri parça parça etmiş, her birisine, o dinin ismi ile varlığını devam ettirmeyi başarıp ihtilaflar, fitneler, çatışmalar çıkartıp, kendi varlığını sürdürebilmeye muvaffak olmuştur.

Buna ilişkin Kuran'da şöyle denmektedir.

Enam Suresi 159 "Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir."

Kısaca Odin hep farklı dinlerin içerisinde kripto olarak yer almıştır. Bir bakarsın kendilerine Müslüman demektedirler, fakat bütüncül olarak Kitapta Allah'ın indirdiği hükümlerle tasavvurlar geliştirmemekte; Kitabın vazettiği sistem ve sistematikleri yok saymakta; Rab'la ilişkinin kök ve esas olduğunu ve diğer bütün ilişkilerin, bunun bir fonksiyonu olduğunu kabul etmemekte; amaçlarını, Kitaptaki kök anlamlardan belirlememekte; kendileri, bütüncül anlam ve hükümleri indirgeyip yeni din tarifleri yaparak ve buna İslam diyerek, Odin dinini yaşamaya devam etmektedirler.

Tarihi serüveninde aynı kripto davranışları, Musevilik ya da Hristiyanlıkta da gerçekleştirerek, onları darmadağın edip tevhidi ve fıtri tabiatlarından uzaklaştırdıklarını müşahede etmekteyiz.

Güncelden de bir örnek verecek olursak; şimdilerde, "Dinsizlik" isimli bir dinin içerisinde de kripto faaliyetlerini sürdürmektedirler. Buna mensup olduklarını ifade edenler aslında; "Oyun ve Oyalanma Dininin" inanç ve ritüellerine sahip oldukları halde, imal edip başarıyla pazarladıkları bir markanın altında kripto pozisyonlarını korumaktadırlar.

Umarım Odin'in, kripto olduğunu anlatıp, ispat edebilmişimdir. Bence sorulacak asıl soru bu bilginin "anlam ve öneminin" ne olduğu ve "ne işe yarayacağıdır."

0 Yorumlar